(6831 S. K. m. 91) (765 S. K. m. 55, 72) (647 S. K. m. 4) (5395 S. K. m. 24) (5237 S. K. m. 73) (5271 S. K. m. 253) (3234 S. K. m. 1)
6831 Sayılı Orman Kanunu'na aykırılık suçundan sanık
, anılan kanunun 91/2-son, 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/3, 72 ve 647 Sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 1.386.986.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Tokat Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2003 tarihli ve 2003/661-1012 Sayılı Kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerin uygulanması talebi üzerine, sanığın 6831 Sayılı Kanun'un 91/2-son, 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/3, 647 Sayılı Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 1.226.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı mahkemenin 13.04.2006 tarihli ve 2005/1092 Esas, 2006/363 Sayılı ek kararma karşı Adalet Bakanı 19.10.2006 gün, 048510 Sayılı yazı ile Kanun Yararına Bozma isteğinde bulunduğundan, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2006 gün ve K.Y.B. 2006/263780 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarname ile;
Sanığın üzerine atılı ormandan izinsiz ağaç kesmek suçunun cezasının 5395 Sayılı Kanunun 24/1. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/8. maddesine göre uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun uzlaşma başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
31.10.1985 tarihinde kabul edilen 3234 sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hakkındaki kanunun 1. maddesine göre katma bütçeli ve tüzel kişiliğe sahip Orman Genel Müdürlüğü'nün Orman Bakanlığı'na bağlı olması nedeniyle özel hukuk tüzel kişisi olarak nitelendirilemeyeceği, bu suretle uzlaştırma hükümlerinin uygulanamayacağı,
İhbarnamede yasal dayanak gösterilen 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/8. maddesinde suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, ... şeklindeki madde metninde, uzlaşmanın yapılabilmesi için suçtan zarar gören tarafın gerçek kişi ve özel hukuk tüzel kişisi olması gerektiği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun uzlaşma başlıklı 253/1. maddesinde de "Cumhuriyet Savcısı, yapılan soruşturmanın durumuna göre, kanunun yapılabilmesi olanağını verdiği hallerde... uzlaşma yoluna gidilebilmesinin mümkün olduğunun belirttiği 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 Sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 24. maddesi ile değiştirilen 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/2. maddesinde soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir. Amir hükmü nazara alındığında;
a) Kanun Yararına Bozma konusu yapılan haksız eyleminden zarar gören Orman Genel Müdürlüğü'nün kamu hukuku tüzel kişisi olması,
b) 6831 Sayılı Orman Kanunu'nda uzlaşma yoluna gidilmesi hususunda, açık hüküm bulunmaması nedeniyle, sanığın 6831 Sayılı Orman Kanunu'na aykırılık teşkil eden eyleminden dolayı uzlaşma yoluna gidilmesine yasal imkan bulunmadığından Adalet Bakanı'nın Kanun Yararına Bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 20.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy