(765 S. K. m. 72) (5252 S. K. m. 5) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk milleti adına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
l) Sanığın yüzüne karşı 30.6.2005 gününde verilen hükme CMUK' nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 8.7.2005 tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca reddine,
2) O yer C.Savcısı ve müdahil idarenin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sair itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
I) 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince para cezalarının adli para cezası olarak tayini gerektiğinin düşünülmemesi,
II) 765 Sayılı TCK. nun 72. maddesinin uygulanma yeri bulunmadığı gözetilmeden fazla para cezasına hükmedilmesi,
III) 647 Sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran 5275 Sayılı Yasada düzenlenmediğinden, ödenmeyen para cezaları için gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş katılan temsilcisi ve O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden 1412 Sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince, gecikme zammı tayinine dair hükmün ve 765 Sayılı Yasanın 72. maddesi ile yapılan toplamanın karar metninden çıkarılması, hükmedilen 1.800 YTL ağır para cezası cümlesinde ağır para cezası ibaresi kaldırılıp yerine adli para cezası yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.1.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy