(765 S. K. m. 119) (5237 S. K. m. 75) (6831 S. K. m. 91) (5083 S. K. m. 2) (5271 S. K. m. 209)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk Milleti Adına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Nisan 2003 tarihli suça ait kararda TCK.nun 119. madde uygulamasında; sanığa çıkartılan ön ödeminin yerine getirilmemesi nedeniyle sanık hakkında verilen cezanın yarı oranında artırıldığı, ancak 5237 sayılı TCK. nun önödemeye ilişkin 75. maddelerinde cezada bir artırım öngörülmediği ve bunun sanık lehine olduğu cihetle, ön ödemenin yerine getirilmemesi halinde hükmolunan cezanın arttırılamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın 22.12.2003 tarihli savunmasında, suça konu emvali heyelan nedeniyle hayatiyetini kaybetmeleri nedeniyle bulundukları yerden aldığını beyan etmesi karşısında; mahallinde keşif yapılarak komşu parsel sahipleri, muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinin de dinlenilmeleri suretiyle, suça konu emvalin sözü edilen heyelan alanından temin edilip edilmediği açıklığa kavuşturularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda nispi para cezalarının öngörülmeyip gün adli para cezasının öngörüldüğü, bu itibarla nispi para cezalarının tayininde emvalin miktarı ile 6831 Sayılı Orman Kanunun 91/1-2. maddelerindeki para cezasının çarpımı sonucunda bulunan sonuç cezanın 1 YTL.nin altında kalıp 5335 Sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki 5083 Sayılı Kanunun 2. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 1 YTL'nin altında kalan para cezaları hesaba alınmayacağından para cezası tayininin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun gözetilmemesi,
4- Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu sanığa okunarak rapora karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle CMK.nun 209. maddesine aykırı davranılması,
5- Nisan 2003 tarihli suça konu meşe direklerine ilişkin olarak tazminat talep edilmediği halde, tazminata hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMK.nun 306. maddesi göz önüne alınarak hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy