(6831 S. K. m. 82, 91) (765 S. K. m. 80) (5083 S. K. m. 2) (5275 S. K. m. 122)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- 6831 sayılı kanunun 82. maddesi gereğince, aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan ve zabıt mümzilerinin yeminli beyanları ile doğruladıkları suç zaptında, suç tarihinin 2002-2004 yılları olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişi orman mühendisinin düzenlediği 7.6.2005 tarihli raporda suça konu ağaçların aralıklarla 2003-2004 yılları arasında kesildiğinin belirtilmesi karşısında, bilirkişiye, kesilen ağaçların tek tek orta kuturlarının ve kesim tarihlerinin açıklattırılmasından sonra sanığın eyleminin tek suç kabul edilip edilmeyeceği, hakkında 765 S. TCK. nın 80. maddesinin tatbik edilip edilmeyeceği hususları değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda nispi para cezasının öngörülmeyip gün adli para cezasının öngörüldüğü, bu itibarla nispi para cezalarının tayininde emvalin miktarı ile 6831 sayılı Orman Kanununun 91/1-2. maddelerindeki para cezasının çarpımı sonucunda bulunan sonuç cezanın, 1 YTL. nin altında kalıp, 5335 sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki 5083 sayılı Kanunun 2. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 1 YTL. nin altında kalan para cezaları hesaba alınmayacağından para cezası tayininin usul ve yasaya aykırı bulunduğunun gözetilmemesi,
3- Karar tarihi itibariyle nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden az olamayacağının ve vekalet ücretinin asile verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesi ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre, gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.02.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy