(6183 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan 26.5.2003 tarihli keşif sonrası düzenlenen bilirkişilerin raporunda 285 nolu bölme olun devlet bozuk baltalık ormanında açma yaptığının; yerin 1948 yılında 3116 ve 4785 Sayılı Kanun gereğince yapılıp kesinleşen orman tahdidi ve 1987 de yapılıp 21.12.2989 de ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Kanunun 2//B uygulamalarına göre orman dışı sahada kaldığının bildirilmesine karşılık 15.3.2004 tarihinde yapılan keşifte düzenlenen raporda ve keşif tutanağında hava fotoğrafı ve askeri paftaya göre açık sahada kalıp tapulama harici bırakılan çalılık alan olduğunun, toprağının killi tınlı orta taşlı, %20-25 eğimli, çalılığın baltayla kesilip süceyratın kaldırılmış, olduğunun; 5. grup kahverengi toprak yapısına sahip olup, üzerinden örtü kaldırıldığından, toprağında humus bulunduğunun, bitişiğinin sanığın tapulu zeytinliği olduğunun ifade edilmesine göre, sahada yapılan orman tahdidinin eski tarihli olduğu da göz önünde bulundurularak ayrıca sanığın, tapu kaydı veya mülkiyeti belirleyici belgelere de dayanmadığı dikkate alınarak, yapılan orman tahdidi tutanaklarının tüm dayanaklarıyla birlikte ve tapulama tutanaklarının denetime imkan sağlayacak şekilde celbedilip dosya içerisine konulup mahallinde 3 kişilik bilirkişi heyeti, harita uygulama tekniğinden anlayan harita mühendisi ve zabıt mümziilerinin de katılımıyla, kesinleşen tahdidin, yapılmasında uygulanan yöntem ve teknolojik araçlar kullanılmak suretiyle yeniden keşif yapılıp, suça konu yerin etrafının orman olup olmadığının; bitki örtüsü ve toprak yapısının, evveliyatının orman toprağı niteliğinde bulunup bulunmadığının, tesbit edilen eğime göre toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığının, sahada orman örtüsünün mevcudiyetinin belirlenmesi karşısında bilimsel ve teknik yönden orman sayılan yerlerden olup olmadığının geçmiş zaman süresi içinde ormandan kazanılıp kazanılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde kesin olarak tesbit edilip, ormandan kazanılmış ise salt toprağının dahi 6831 Sayılı Kanun 1. maddesi gereğince orman sayılması, yine tahdit dışında kalmakla birlikte sonradan yetişen ormanların da orman sayılması gerekeceği de dikkate alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy