(6831 S. K. m. 16, 18, 92, 93, 94)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
2940 m2'lik suça konu alanın işletme ruhsatı kapsamı dışında ve orman sayılan yerlerden olması, kömür arama amacıyla yapılmış olan çalışmalar sırasında ve hafriyat ve posa döküm çalışmaları sonrasında toprağın muhafaza karakterinin bozulduğunun, izinsiz çalışılan ormanlık alanda bulunan karaçam ağaçlarında çalışmalar sırasında yok edildiğinin tespit edilmesine göre, söz konusu eylemin izin sahası dışına, orman alanına posa dökmek hafriyat yapmak suretiyle işgal ve faydalanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç : Bozmayı gerektirmiş müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.02.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosya kapsamına göre, Tavşanlı C.Başsavcılığının 29.6.2004 tarihli iddianamesiyle sanıklardan M. G. hakkında kesinleşmiş Orman Kadastro sınırları içinde işlettiği açık kömür ocağından çıkardığı posaları orman arazisine döküp ormanı tahrip ederek işgal ve faydalanmada bulunduğu iddiasıyla 6831 Sayılı Kanunun 93/2.maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yargılama sırasında kömür ocağının işletilmesini Rödovans sözleşmesiyle diğer sanık H. Ç.'e devrettiğinin anlaşılması üzerine onun hakkında da aynı Savcılığın 11.3.2005 tarihli Ek iddianamesiyle aynı maddeler gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanıkların eylemlerinin 6831 Sayılı Kanunun 16.maddesi yollamasıyla 92.maddesi kapsamında kaldığı kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın katılan orman idaresi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda sanıklara atılan suçun oluştuğu kabul edilerek görevsizlik kararının bozulmasına oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Aşağıda belirttiğim nedenlerle yerel mahkemenin görevsizlik kararının onanması gerekmektedir. Şöyle ki;
6831 Sayılı Kanun 16. maddesi orman içinde maden ocağı açmak için gerekli izin ve koşulları düzenlemekte, 92. maddesi de, izin alınmaksızın maden ocakları açanlara karşı uygulanacak idari para cezası ve idari yaptırımları, 18.maddesi, Ormanda taş, kömür, kireç ocağı açma, şerit, hızar ve fabrika kurmak için gerekli izin ve koşulları düzenlemekte 94.maddesi de izin alınmaksızın bu gibi ocakları açma ve sayılan diğer eylemleri yapanlara uygulanacak idari para cezası ile diğer idari yaptırımları düzenlemektedir.
İncelenen dosyadaki delillere göre sanıkların eylemleri izinli olarak açtıkları 6 adet kömür ocağı arasında kalan sahada izinsiz olarak kömür madeni aramak için hafriyat yapmak ve diğer ocaklardan çıkan posaları da bu alana dökmekten ibarettir. Tutanak tarihinde bu faaliyetin devam ettiğine dair bir açıklık bulunmamasına, keşif esnasında da burasının terk edilmiş olduğunun belirlenmesine karşılık sanıklarda işgal ve faydalanmaya yönelik temellük etme kasıtlarının mevcudiyeti de saptanamamıştır. Eylemin bu haliyle, mahkemenin kabulünün aksine 6831 Sayılı Kanunun 18.maddesinde tarif edilen ve 94.maddesi uyarınca yaptırıma tabi tutulan ormanda izinsiz kömür ocağı açma suçunu oluşturmakta olduğundan, sonuç itibariyle yerel mahkemece verilen görevsizlik kararı doğru olup, onanmasına karar vermek gerekmektedir.
Bu itibarla sayın çoğunluğun işgal ve faydalanma suçunun oluştuğu yönündeki bozma düşüncesine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy