(6831 S. K. m. 93) (5275 S. K. m. 122) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk Milleti Adına
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Sanığın nüfus kaydına göre F. olan baba adının gerekçeli kararda F. olarak yazımı mahallinde düzeltilmesi mümkün daktilo hatası kabul edilmekle bozma nedeni yapılmamış ve sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sabıka kaydının sanığın nüfus kaydına göre baba adı F. yazılarak yeniden celbi ile hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmayan ormanlık sahada toprağın verim gücünden yararlanmaksızın başka bir deyişle tarla açmak için olmayıp su temini amacıyla izin olmaksızın eylemde bulunmasının yapılan keşif dosyadaki bilgi ve belgeler ihbarıyla 6831 sayılı Kanunun 93/1. madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
3- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesi ile 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun'un yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre, gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmaması,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12.maddesi uyarınca nisbi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy