(6831 S. K. m. 91, 108) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5275 S. K. m. 122)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk milleti adına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda suça konu kesilen ağaçlardan 4 adedinin 10 yaşlı kızılcam fidanı olduğunun belirtilmesine karşılık yerin amenajman haritasında ağaçlandırma sahası olarak görünmekte ise de aktüel olarak 10 yaşlı direklik çağda kızılcam meşceresi olduğunun bildirilmesine göre bu ağaçların Orman Genel Müdürlüğü'nün 3.9.1964 tarih ve 1950-138 nolu tebliği esas alınarak hazırlanan Orman Kanununda Geçen Terimlere Ait Sözlükte açıklanan fidan vasfında olup olmadığının, içinde yer aldığı meşcerenin özellikleri de dikkate alınarak tespit edilip, büyüme ve yetiştiği ortamın özellikleri de göz önünde bulundurularak fidan vasfında olup olmadığının, fidan vasfında ise yapacak mı yakacak vasıflı mı olduğunun şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra 6831 S.K. 91/4 maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Suçun işlendiği, sanığın nüfusuna kayıtlı olup ikamet ettiği Mandıra Köyünün, Orman İşletmesinin 24.1.2005 tarihli yazısı ve listelerden orman bitişiği köylerden olduğunun anlaşılmasına göre 6831 Sayılı Kanunun 91/son maddesi uygulama şartlarının gerçekleştiğinin gözetilmeden sanık hakkında eksik ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3) Sanığın fidan kestiğinin kabulüne rağmen 6831 Sayılı Kanunun 91/1 maddesi 2. cümlesi ile ceza arttırımı yapılarak uygulama maddesinin karıştırılması,
4) 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda nispi para cezalarının öngörülmeyip gün adli para cezasının öngörüldüğü, bu itibarla nispi para cezalarının tayininde emvalin miktarı ile 6831 Sayılı Orman Kanunun 91/1 maddesindeki para cezasının çarpımı sonucunda bulunan sonuç cezanın 1 YTL'nin altında kalıp 5335 Sayılı Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkındaki 5083 Sayılı Kanunun 2. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 1 YTL'nin altında kalan para cezaları hesaba alınmayacağından 5237 Sayılı Kanunun 7. maddesi gereğince hapis cezasının yanında para cezası tayini,
5) Mahkemece resen tayini gereken ağaçlandırma gideri üzerinden faiz yürütülemeyeceğinin nazara alınmaması,
6) 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesi ile 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre, gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
7) Suç tarihi itibariyle emvalin 3.7.2004 tarih, 5192 Sayılı Kanunun ile değişik 6831 Sayılı Kanunun 108/son maddesi gereğince müsadere edilmemesi,
8) Karar tarihi itibariyle avukatlık ücretinin fazla tayini,
9) Hükmolunan tazminat, ağaçlandırma gideri ve müsadere edilen emval değeri üzerinden nisbi vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
10) Suç tarihi itibariyle temel para cezasının fazla tayini,
11) Sanık hakkında 6831 Sayılı Kanunun 91/1 2.cümlesi gereğince yapılan ceza artırımında hapis cezasının arttırılmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy