(5275 S. K. m. 122)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında suç konusu yerin 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları dışında bırakıldığı, ancak yapılan itiraz üzerine Kandıra Kadastro Mahkemesi'nin 1990/ 57 esas ve 2001/36 sayılı kararı ile kadastro komisyon kararının iptali ile orman vasfı ile hazine adına, tesbit ve tesciline karar verilen 103 ada 4 no'lu parsel içerisinde kaldığı ve kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 13.06.2002 tarih ve 3714-5847 sayılı ilamı ile onanmış olduğunun belirtilmesine göre söz konusu kararın kesinleşme şerhini içeren bir sureti dosyaya celbolunarak, sanığın karardan haberdar olup olmadığı ve bu karar üzerine orman idaresince mahalline tahdit sınırlarını gösteren ve belirleyen aplikasyon işlemi yapılmış olup olmadığı da araştırılıp sonucuna göre sanığın suç kastı da tartışılıp bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 122. maddesi ile 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun'un yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre, gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy