(6831 S. K. m. 93) (5275 S. K. m. 122)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk milleti adına
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1) 7.6.2005 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucu fen elemanı bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda, sanığın kullandığı yerin 4478 m2 olduğu tespit edilmesine karşılık ormancı bilirkişinin düzenlediği raporda suç konusu yerin 2085 m2 olduğu, 20 adet kızılcam fidanlarının dikiliden kesildiğinin belirtilmesine göre bilirkişi raporları arasında dava konusu yerin yüzölçümü konusundaki farklılığın nereden kaynaklandığı, suç tarihinden sonra genişletme yapılıp yapılmadığı, kızılcam fidanlarının tarla açma amacıyla kesilip kesilmediği, hangi tarihte açma yapıldığı kesin olarak bilirkişilere açıklattırılarak sonucuna göre suç vasfı tayin edilip ağaçlandırma gideri konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesi ile 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre, gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 3.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy