(6831 S. K. m. 93)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk Milleti Adına
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Müdahil idarenin temyiz isteminin şahsi hakka yönelik olup talep ve reddedilen ağaçlandırma gideri miktarı itibariyle 5219 Sayılı Kanun ile değişik HUMK. 427. ve CMUK. 305. maddesi gereğince temyiz mümkün olmadığından temyiz isteminin REDDİ ile sanığın temyiz talebine hasren yapılan incelemede;
Hükmolunan ağaçlandırma gideri üzerinden nisbi harcın eksik tayini temyiz edenin sıfatı nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Her ne kadar mahkemece, dava konusu yeri hudutları itibariyle kapsadığını bilirkişi incelemesi ile tespit edilen 02.03.1941 tarih 41 nolu tapu kaydının 1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Kanunu ile hukuki kıymetini yitirdiğinin 2510 sayılı İskan Yasası'na göre suça konu orman sahasının sanığa tahsisinin yerin orman niteliğinin değiştirmeyeceğinin kabulüyle sanık hakkında 6831 sayılı Kanunun 93/2. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de dosyaya celbedilen tapu kaydı tedavüllerinden 02.03.1941 tarih 41 nolu tapu kapsamı 7990 m2 tarlanın 07.04.1964 tarihinde F. E. (A.) tarafından R. T.'na 09.10.1964 tarihinde de R. T. tarafından tarlanın 2/3 hissesinin sanığın babası olan Ş. E.'a satıldığının anlaşılmasına; sahada orman kadastrosunun yapılmamış bulunmasına; yerin tapu kaydında orman olduğunun belirtilmemesine göre 4785 sayılı Kanunun yürürlük tarihi 09.07.1945 tarihinden sonra muvazaalı olmayan bir satışla tedavül görmüş ve tapuda tarla, olduğu belirtilen yerin sanık tarafından orman olduğunun ilk bakışta tespit edilip edilmeyeceğinin de araştırılarak sonucuna göre sanığın kastı olup olmadığının değerlendirilmemesi,
2- Karar tarihinin kısa karar ve gerekçeli karar başlığında 12.10.2005 yerine 26.10.2005 olarak hatalı yazımı,
3- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince para cezalarının adli para cezası olarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy