(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231) (6831 S. K. m. 91)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşülüp düşünüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-) 6831 sayılı özel nitelikteki Orman Kanunu'na göre suçun varlığının belirlenmesi üzerine yapılan uygulama karşısında 5252 sayılı Kanunun 9/3 madde hükmüne göre lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılarak lehe yasanın hükümlerinin tüm olarak somut olaya tatbiki gerektiğine dair kanun ve Yargıtay'ın uygulamalarına aykırı biçimde karma uygulama yapılması,
2-) Hükümden sonra 8.2.2008 gününde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla özel nitelikte olan 6831 sayılı Orman Kanunu'nda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin tüm halinde değerlendirme sonucu 5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK.'nun 231/5, 14 madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 19.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy