(6831 S. K. m. 108) (5237 S. K. m. 50, 62) (5275 S. K. m. 99) (5271 S. K. m. 309)
Dava: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefetten sanık Salih B.'in anılan Kanunun 108/1-3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 50. maddeleri uyarınca 427.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kemalpaşa Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2006 tarihli ve 2006/139-179 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı 15.06.2007 gün ve 31458 sayılı yazısı ile Kanun Yararına Bozma isteminde bulunduğundan, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2007 gün ve K.Y.B 2007/143313 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarname ile;
1- 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108/3.maddesinde suç mevzuu kaçak orman mahsûlünün kıymeti hafif ise 2 inci fıkradaki cezalar yarısına kadar indirilerek, fahiş ise bir misline çıkarılarak hükmolunur şeklindeki düzenleme karşısında 108/3.fıkranın 108.maddenin sadece ikinci fıkrasına konu eylemlere uygulanacağı birinci fıkraya giren suçlarda uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşıldığı, sanığın Orman Kanunu'nun 108. maddesinin birinci fıkrasında tarif edilen suçu oluşturan eyleminden dolayı suça konu orman emvalinin değerinin hafif olmasından bahisle 108/1.madde ile belirlenen cezanın 108/3.madde ile A oranında indirilmiş olmasında,
2- Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 12.10.2006 tarihli ve 2006/8262-17077 sayılı benzer bir ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'da verilen cezaların toplanacağına dair herhangi bir hükmün bulunmadığı, 5275 sayılı Kanun'un 99.maddesinde, kişi hakkında verilen her bir cezanın bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacakları belirtilmiş olup, doğrudan verilen adli para cezalarının infaz şekli ile hapisten çevrilme seçenek yaptırım olan adli para cezalarının infazı şekli ve sürelerinin farklı olduğu cihetle, verilen cezaların toplanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma isteyen yazısına dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Kemalpaşa Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2006 tarihli ve 2006/139 esas ve 179 sayılı kararının 5271 sayılı CMK. nun 309 maddesi uyarınca ihbarnamenin bir numaralı bozma nedeni yönünden aleyhe sonuç doğurmamak üzere Kanun Yararına BOZULMASINA,
İhbarnamedeki iki numaralı bozma nedeni uyarınca 5271 sayılı CMK. nun 309/4-d maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasından sanığa verilen para cezalarının toplanarak neticeten sanığın 427 YTL. Adli para cezası ile cezalandırılmasına dair bendin çıkartılmasına,
Sonuç: Hükmün sair kısımlarının aynen bırakılmasına, 24.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy