(5237 S. K. m. 50, 52, 62) (6831 S. K. m. 110, 114)
Dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu orman örtüsü yangınına sebebiyet vermek suçundan sanık K. Akın'ın 6831 sayılı Orman kanununun 110/2, 110/3, 5237 sayılı Türk ceza kanununun 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 6 ay 10 gün ve 20 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk ceza kanununun 50/1-b maddesi gereğince katılan idarenin uğradığı 484 Yeni Türk lirası zararın tazmini suretiyle giderilmesi tedbirine çevrilmesine dair Taşova asliye Ceza mahkemesinin 21.11.2006 tarihli ve 2005/181 Esas, 2006/171 Karar kararına karşı adalet bakanlığının 27.02.2007 gün ve KYB 2007/43502 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarname ile;
1) Sanık hakkında 6831 sayılı kanunun 110/2 maddesi gereğince hapis cezası yanında 5 gün adli para cezasına hükmedilmişse de maddede ikiyüzmilyon liradan beşyüzmilyon liraya kadar ağır para cezası öngörülmüş olup, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk ceza kanununun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 4/1-b maddesi 9 bendi uyarınca para cezasının miktarı 29 katına çıkarılmış olup, bu durumda asgari para cezasının 5.800.00 yeni Türk lirası adli para cezası olması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza tayin olunmasında,
2) 6831 sayılı kanunun 114 maddesinde yakılan sahalar için bu kanunda yazılı tazminattan başka ağaçlandırma masrafına da hükmolunacağının belirtilmiş olması karşısında katılan orman idaresi lehine tazminat ve ağaçlandırma masrafına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden kanunun özel olarak düzenlediği ve sanığın zaten ödemek zorunda olduğu tazminat giderinin hürriyeti bağlayıcı ceza yerine katılanın zararını tazmin etmek suretiyle giderilmesi tedbirine çevrilmesinde,
3) Tedbire çevrilen 484 Yeni Türk lirası tazminat miktarının ne şekilde hesaplandığının gösterilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza muhakemesi kanununun 309 maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
6831 sayılı orman kanununun 110/2 maddesinde Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile orman yangınına sebebiyet verenler iki yıldan beş yıla kadar hapis ve ikiyüzmilyon liradan beşyüzmilyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır şeklinde düzenleme ve 5252 sayılı Türk Ceza kanununun yürürlük ve uygulama şekli hakkında kanunun 4. maddesinin b fıkrasının 9. bendi uyarınca 01.01.1994 tarihinden 31.12.1998 tarihine kadar yürürlüğe girmiş kanunlardaki para cezaları yirmidokuz katına çıkarıldığından orman kanunun 110/2 maddesinde öngörülen adli para cezasının alt sınırı 5.800.00 YTL'ye yükseltilmiş bulunmaktadır.Yin2 5252 sayılı Türk Ceza kanununun yürürlük ve uygulama şekli hakkında kanunun geçici 1.maddesinde Diğer kanunların 5237 sayılı Türk Ceza kanununun Birinci kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır şeklindeki amir hükmü karşısında sanığın sübut bulan eyleminden dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte tayini gereken adli para cezasının orman kanununda belirtilen miktar üzerinden belirlenmesi gerekmektedir.5237 sayılı Türk ceza kanununun 52 maddesini uygulama yeri bulunmamaktadır.
6831 sayılı yasanın 112 maddesinde Bu Kanunla yasaklanan; dikiliden ağaç kesilmesi dışındaki fiillerin işlenmesi nedeniyle meydana gelen zarar için istek halinde ayrıca gerçek zarar üzerinden tazminata hükmolunur. ve 114 maddede Her türlü orman suçları ile tahrip olunan veya yakılan sahalar için, bu Kanunda yazılı tazminattan başka ayrıca, ağaç cinsine göre cari yıl içindeki mahalli birim saha ağaçlandırma gideri esas tutularak ağaçlandırma masrafına da hükmolunur şeklindeki düzenlemeler karşısında tayin olunan cezadan ayrı olarak meydana gelen zarar miktarınca maddi tazminata ve gerekli ağaçlandırma giderine hükmedilmesi yasa gereği olduğundan sanığın eyleminden dolayı hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nın 50/1-b maddesinde öngörülen zararın tazmini suretiyle giderilmesi tedbirine çevrilmesi yasal olarak mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma isteyen yazısına dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden Taşova Asliye Ceza mahkemesinin 21.11.2006 tarihli ve 2005/181 Esas, 2006/171 Karar sayılı ve Yargıtay'dan geçmeden kesinleşen kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi kanunun 309 maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, Hükmün sair hususlarının aynen bırakılmasına aleyhe sonuç doğurmamak üzere 03.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy