(647 S. K m. 6) (5237 S. K m. 7/2) (5252 S. K m. 9)
6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefetten sanık Ahmet'in anılan Kanun'un 93/1-3, 91/1-son, 3, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2 (2 kez), 71. maddeleri uyarınca 27 ay 15 gün hapis ve 5.145.000.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, söz konusu cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair, Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.10.2004 tarihli ve 2004/30-245 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın 6831 sayılı Kanun'un ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca 27 ay 15 gün hapis ve 5.145.00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20.09.2006 tarihli ve 2006/79-83 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı 30.03.2007 gün ve 017600 sayılı yazısı ile Kanun Yararına Bozma isteminde bulunduğundan, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.04.2007 gün ve KYB 2007/68078 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarname ile;
Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesi'nce 18.10.2004 tarihinde sanık hakkında verilen hapis ve para cezalarının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin verilen kararın Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi'nin 13.03.2006 tarihli ve 2005/9763 Esas, 2006/1767 sayılı ilamıyla, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren kanunlar nazara alınarak hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasını müteakiben, mahkemesince 20.09.2006 tarihinde verilen kararda kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak sanık aleyhine olacak şekilde verilen hapis ve para cezalarının ertelenmesine karar verilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.10.2004 tarihli ve 2004/30-245 sayılı Kararı sanık vekili ve müdahil idare vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay Üçüncü Ceza Dairesi'nin 13.03.2006 tarihli ve 2005/9763 Esas, 2006/1767 sayılı kararıyla 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. madde 1. fıkrasında; 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. ve 2. fıkrada; Birinci fıkra hükmü, 1 Haziran 2005 tarihinden önce verilip de Yargıtay tarafından lehe olan hükümlerin uygulanması hususunda değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderilen hükümler hakkında da uygulanır. şeklindeki düzenlemeler ile 5237 sayılı TCK' nın 7/2. maddesinde ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. amir hükmü nazara alınarak sanık lehine bozulduğu anlaşıldığından, önceki hükümde sanık lehine verilmiş kararların kazanılmış hak oluşturduğu ve sonraki hükümde kazanılmış hak kuralına uyulması gerektiği anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma isteyen yazısına dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden, Bayramiç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20.09.2006 tarihli ve 2006/79-83 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK' nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Bozma nedeni gereğince 5271 sayılı CMK' nın 309/4-d maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında D fıkrasına D-2 bent olarak mahkemenin ilk karardaki takdiri de gözetilerek; sanığın geçmişteki hali, sabıkasız oluşu, ceza adaleti, toplumun adalete olan güveni göz önüne alındığında, sanık hakkında tayin olunan cezaların ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluştuğundan tayin olunan cezaların 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince takdiren ERTELENMESİNE yazılmasına, hükmün sair kısımlarının aynen bırakılmasına, 30.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy