(5271 S. K. m. 232, 326) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Koşulları oluşmadığından 5271 sayılı CMK. nun değişik 231. maddesinin uygulanması mümkün görülmemiştir.
Ancak;
1- Tefhimle hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği halde gerekçeli kararda cezanın ertelenmesine karar verilerek hükmün karışıklığa uğratılması suretiyle 5271 Sayılı CMK nun 232 maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Sanık tarafından temyiz edilen ilk hükümde eski mahkumiyetinin çektirilmesine karar verilmediği halde sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden son kararda tecilli eski hükümlülüğünün aynen infazına karar verilmesi suretiyle CMUK. nun 326. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3 - Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunla özel nitelikte olan 6831 sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 12.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy