(647 S. K. m. 5) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanığın temyizi üzerine bozulan ilk hükümde 647 S. Yasanın 5. maddesinin tatbik edilip kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmeden son verilen kararda para cezasının taksitlendirilmemesi suretiyle CMUK'nun 326. maddesine muhalefet edilmesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 gününde yürürlüğe giren 5728 S. Kanunla, özel nitelikte olan 6831 S. Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin tüm halinde değerlendirme sonucu 5237 S. Türk Ceza Yasanın 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 S. Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine verilen hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 12.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy