(6831 S. K. m. 93) (5271 S. K. m. 231, 326) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
6831 sayılı yasanın 93/3. maddesinde yer alan işgal ve faydalanılan alanın ve yeniden açılan tarlanın yüzölçümünün 5 dekardan fazla olması halinde cezanın yarı oranında artırılmasını ön gören hükmün 5278 sayılı yasanın 200. maddesi ile değişik 6831 sayılı yasanın 93. maddesinde yer almadığı ve yasadaki değişiklikten önce sanık hakkında kurulan hükümde 6831 Sayılı Yasanın 93/3. maddesinin uygulanarak cezadan artırım yapılmış olduğundan tebliğnamedeki bu hususa değinen düşünceye iştirak edilmemiş, koşulları oluşmadığından değişik CMK nun 231. maddesinin uygulanması mümkün görülmemiştir.
Ancak;
1 - Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı kanunla özel nitelikte olan 6831 sayılı orman kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği,
2 - Sanığın temyizi üzerine bozulan 19.11.2003 tarihli hükümde sanığa verilen para cezasının takside bağlandığı süreden daha az süreyle taksitlendirme yapılması suretiyle CMUK. un 326/son maddesine aykırı hareket edilmesi.
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bozma üzerine yapılan inceleme sonunda hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy