(6831 S. K. m. 91, 109, 116) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç gününe göre dosya görüşülüp düşünüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1- Sanık hakkında 6831 s. kanunun 116 delaletiyle 109. maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
5326 sayılı kanunun 29. maddesi ile idari para cezalarına ait sulh ceza mahkemesinin kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, temyizi mümkün olmadığından dosyanın itiraz merciince incelenmek üzere tetkiksiz iadesine,
2- Sanık hakkında 6831 s. kanunun 91/2. maddesinden kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde,
Hükümden sonra 08.02.2008 gününde yürürlüğe giren 5728 S. Kanunla, özel nitelikte olan 6831 S. Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin tüm halinde değerlendirme sonucu 5237 S. Türk Ceza Yasanın 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 S.Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan idare vekilinin ve Yerel C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 27.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy