(5237 S. K. m. 29, 51, 62, 86) (7201 S. K. m. 35) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Yüzde sabit iz bırakacak şekilde kesici aletle yaralama suçundan sanık Fehmi Çiçek'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 29/1, 62/1 maddeleri uyarınca 11 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51/1-5 maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine, 1 yıl müddetle sanığa rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirmek sureti ile denetim altına alınmasına dair Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2008 tarihli, 2006/318 esas, 2008/32 sayılı kararının infazı aşamasında, adı geçen sanığın kendisine yapılan tebligata rağmen süresi içerisinde denetimli serbestlik yardım merkezine müracaat etmediğinden bahisle vukubulan talep üzerine sanık hakkında hükmedilen 11 ay 7 gün hapis cezasının çektirilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 24.09.2008 tarihli ve 2006/318 esas, 2008/32 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.12.2008 tarihli ve 2008/1107 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.04.2009 tarih ve 23018 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2009 tarih ve 2009/107081 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın Üsküdar Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligata rağmen başvuruda bulunmadığından ve böylece yükümlülüğün gereğini yerine getirmediğinden bahisle erteli cezanın infazına karar verilmiş bulunduğu nazara alınarak yapılan incelemede,
1- Üsküdar Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü tarafından çıkarılan tebligatın sanığın adres bırakmadan ayrıldığının tespit edilmesini müteakip, tebligat memurunca Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi uyarınca, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01.12.2004 gün ve 2004/20415-12070 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekeceği adres araştırılmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer almasının, zorunlu şekil şartı olduğu cihetle, belirtilen şekil şartı yerine getirilmeden 7201 sayılı Kanunu'nun 35. maddesi gereğince yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, bu sebeple sanığa usulünce yapılmış bir tebligattan söz edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde,
2- Sanık hakkında verilen 11 ay 7 gün hapis cezasının ertelenmesine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/5. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle hükümlüye rehberlik edecek bir uzman görevlendirmek suretiyle denetim altında bulundurulmasına ilişkin kararın kesinleşmesini müteakip, yapılan tebligata rağmen sanığın Üsküdar Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından yapılan tebligata rağmen başvuruda bulunmamasından dolayı erteli cezanın infazına karar verilmiş ise de, anılan Kanun'un 51/3. maddesinde cezası ertelenen hükümlü hakkında denetim süresi öngörüldüğü 51/4. maddesinde üç bent halinde cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanabilecek olan yükümlülüklerin sınırlı olarak sayıldığı nazara alındığında, aynı Kanun'un 51/5. maddesinde düzenlenen rehber görevlendirilmesinin bir yükümlülük kabul edilemeyeceği dolayısıyla hakkında yükümlülük belirlenmeyen sanığın sadece denetimli serbestlik şube müdürlüğüne başvuruda bulunmamasından dolayı erteli cezanın infazına karar verilmeyeceğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğüne uymayan sanığın yeni adresinin araştırılma mecburiyeti bulunmadığı gibi, tebligat memurunca adreste bulunan şahsa ve mahalle muhtarına sanığın yeni adresi sorulmuş tebligatın "tanınmıyor ve muhtarlıkta kaydı yok" şerhiyle iadesi üzerine Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce de sanık müdafiinden yeni adres sorularak gerekli araştırma yapıldıktan sonra yeni adresin belirlenememesi üzerine 21.07.2008 tarihinde Tebligat Kanunun 35. maddesine göre eski adrese tebligat yapılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığından tebliğnamadeki 1. nolu kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
Tebliğnamede ileri sürülen 2. nolu bozma nedeni yerine görüldüğünden Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2008 tarih ve 2008/1107 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/3. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA,
Sonuç: Bozma kararı doğrultusunda, 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2008 tarih ve 2006/318 esas, 2008/32 sayılı ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy