(5237 S. K. m. 61, 87)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşüldü;
Müşteki sanık Ö. müdafiinin temyizinin sanık müdafii sıfatıyla yapılmış olması, aleyhe temyiz içermemesi sebebiyle, temyiz incelemesi sadece sanık Ö. hakkındaki hükümle ilgili olarak yapılmıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) TCK'nin 61 inci maddeye göre temel hapis cezası belirlenmeden TCK'nın 87/1-d-son maddeleriyle hapis cezasının tayin olunması,
2-) Uygulama maddesinin TCK'nin 87/1.d yerine, yazılı şekilde yanlış gösterilmesi,
3) Gerek Ceza Genel Kurulunun, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyen durumlarda, şüpheli kalan bu halden sanığın yararlandırılması suretiyle yaralama eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığının belirlenemediği kabul edildiği halde sanık Ömer lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy