(5271 S. K. m. 170, 171)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında 16.06.2005 tarihinde düzenlenen tutanağa istinaden 27.07.2005 tarihinde suç tutanağı tanzim edilmiş bulunmasına, suç tarihinin 2004 yılı olarak belirtilmesine, sanığın 02.03.2006 tarihli savunmasında bağ çubuklarını yaklaşık 3 yıl önce diktiğini beyan etmesine karşılık mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda fidanların 2005 yılı Temmuz ayında söküldüklerinin belirtilerek çelişki yaratılması karşısında keşfe iştirak eden bilirkişiden yemini verdirilerek 16.06.2005 tarihinde söküldüğü tesbit edilen fidanların hangi tarihte söküldüğü, sahada açma eyleminin hangi tarihte gerçekleştiği hususunda ek rapor alınıp suç tarihinin tesbiti ve tutanakla bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de; 5271 sayılı CMK'da ek iddianame ile ilgili bir düzenlemenin mevcut olmayıp, yargılama esnasında sanığın iddianamede belirtilen suçtan başka bir suç işlediğinin tesbit edilmesi halinde C.Savcılığına suç duyurusunda bulunabileceği, iddianame düzenlemenin C.Savcısının görev ve takdirinde bulunduğu, ek iddianame düzenlenmesi yönünde talepte bulunulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy