(5237 S. K. m. 44, 53, 87)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşüldü:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53 üncü maddesinde sürelerin gösterilmemiş bulunması, hak yoksunluğunun hükmün kanuni sonucu olup; infaz aşamasında değerlendirilebilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmayarak tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
a- Mağdur H. K. hakkında düzenlenen Kahramanmaraş Devlet Hastanesinin 17.05.2009 tarihli raporunda hayati tehlike geçirdiği ve yaralamasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemediği, akabinde aynı hastaneden temin edilen 18.05.2009 tarihli ek raporda ise yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şeklinde ve hayati tehlikeye sebebiyet vermediğinin tespit edildiği, ayrıca düzenlenen epikriz raporunda ise acilde görülen hastanın bilinç takibi amacıyla yatışının yapıldığını bununla beraber bilinç kaybı izlenmediğini genel durumun iyi olduğunun hastada komplikasyon olmaması nedeniyle önerilerle bir sonraki gün taburcu edildiği anlaşıldığı bilahare Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinden temin edilen 27.05.2009 tarih ve 417-2 sayılı adli hekim raporunda hayati tehlike geçirdiğinin ve yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde olduğunun belirlenmiş olmakla mağdur hakkında düzenlenen geçici ve kati raporlarla varsa hasta müşahede kağıtları ve grafiler hep birlikte eklenerek İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek yaralanma hususunda yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
b- Kabule göre, sanığın eylemi sonucu mağdurun yaşamsal tehlike geçirmekle birlikte vücudunda kemik kırığı da meydana gelmiş olmasına göre, 5237 sayılı TCK'nun 44 üncü maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralama eyleminden ceza hükmü tesisiyle yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde tayin olunan cezada meydana gelen kemik kırığından dolayı ayrıca 5237 sayılı TCK'nun 87/3 üncü maddesiyle artırıma gidilmiş olması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy