(5237 S. K. m. 29, 86, 87)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Müştekinin anlatımlarına, aldırılan adli raporlardaki bulgulara ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemini ele geçirilemeyen ancak doğurduğu sonuç itibariyle silahtan sayılan sopa ile işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinin 5560 sayılı Kanunun 4. maddesi ile değiştirilmesi karşısında, Yargıtay denetimine imkan sağlayacak şekilde, değişiklikten önceki ve sonraki kanun hükümleriyle ayrı ayrı uygulama yapılarak bulunacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun değerlendirmesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
3) Mahkemece ilk haksız hareketin sanıktan geldiği kabul edilmişse de, olayın tarafsız tanığının bulunmadığı da gözetildiğinde, taraf anlatımları ve dosya kapsamından ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının kesin olarak belirlenememesi nedeniyle şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy