(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232, 291)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; gereği düşünüldü:
Karar: Anayasanın 40/2, C.M.K.un 34/2, 231/1 ve 232/6 maddelerinin açık hükmüne göre başvurulacak kanun yolunun hangisi olduğu, süresi, merci ve şekli tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde hüküm fıkrasında, sanıkların yokluklarında denmesine rağmen verilen kararın tefhim tarihinden itibaren C.M.K. 291. maddesi gereğince sanıkların 7 günlük süre içerisinde ... şeklinde sanığın kanun yoluna başvuru süresinin hangi tarihte başlayacağı hususunda tereddüt oluşturulduğundan, sanığın kararı öğrendiğini beyan ettiği ve aynı gün olan 27.10.2008 tarihli temyiz başvurusu süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Mağdur sanık M. K.'un temyizinin sadece sanık sıfatıyla ve sadece müessir fiil suçu yönünden kabul edilerek;
Sanığın sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1) Sanık M.'in savunması, tanık H. Ç.'nın anlatımı ve dosya kapsamından, olayın müşteki sanık S. D.'in sanık M. K.'a yönelik yaralama eyleminden korunmak amacıyla olduğu gözetilmeden haksız tahrik hükümleri tartışılmadan karar verilmesi.
2) Hakkında geçmişte hükümlülüğü bulunmayan sanık M. K.'un kişilik özellikleriyle duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 tarih ve 2008011-250 2009/13 Sayılı kararında kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırmayla tespit edilip, maddi zararın tespit edilmesi halinde maddi zararı gidermek isteyip istemediği sanıktan sorularak sonuca göre sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması sebebiyle daha lehine olan C.M.K.nın 231/5 madde ve fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı konusunda bir karar verildikten sonra, hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususlarının tartışılması gerektiği ve C.M.K.nın 231. maddesinin 11. fıkrası gereğince geri bırakılan hükmün açıklanması halinde de, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesinin mümkün olduğu halde C.M.K.'nun 231/5. madde ve fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususu tartışılmadan karar verilmesi.
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak olunmayarak hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy