(5237 S. K. m. 29, 86) (5395 S. K. m. 35) (Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 20)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1) Çocuk Koruma Kanununun Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/2 maddesi ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununu 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olan çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması.
2) Mağdurun kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğa kızdığına ve soruşturma aşamasında ise vurduğuna dair beyanları karşısında suça sürüklenen çocuğa verilen cezaya 5237 Sayılı Kanunun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmemesi.
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 Sayılı C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy