(5271 S. K. m. 226, 231) (5237 S. K. m. 29, 52, 86)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; gereği düşünüldü:
Karar: Her ne kadar sanığın adli sicil kaydında 5271 Sayılı C.M.K.nın 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıka kaydı bulunmasa da; katılanın maddi zarar görecek şekilde yaralandığı olayda, sanığın katılanın zararını karşılamak yönünde dosyaya yansıyan bir talebi ve girişiminin olmaması karşısında tebliğnamenin bu husustaki bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine,
Ancak;
1- İddianame anlatımda sanığın katılana karşı iki ayrı yaralama suçunu işlediği belirtildiği halde sevk maddelerinde tek yaralama suçuna dair uygulama maddelerinin gösterilmiş olması karşısında yargılamada sanığa 5237 Sayılı T.C.K.nın 86/2 maddesinden 5271 Sayılı C.M.K.nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Katılan S. A.'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığı görünce adi, şerefsiz diyerek hakaret ettiğini ve birbirlerine girdiklerini belirttiği ilk yaralama olayında sanık hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
3- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezaları taksitlendirilirken taksit aralıklarının gösterilmemesi suretiyle 5237 Sayılı T.C.K.nın 52/4. maddesine aykırı davranılması.
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy