(5237 S. K. m. 53, 58, 86)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; gereği görüşüldü:
Karar: Mağdur sanık F. E.'un şikayet beyanı ve katılma talebinden sonra sanık F. E.'a söz verilmesi sebebiyle tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli sicil kaydıyla dosyadaki Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.02.2006 tarihinde kesinleşen 13.02.2006 tarihli 2005/466 Esas 2006/44 Karar sayılı ilam örneğine göre tekerrüre esas sabıkası olan sanık F. E. hakkında 5237 Sayılı T.C.K.nın 58/1 maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Katılan sanık F. E.'un savunmasında, diğer sanığın evinin kapısını tekmelemesi sonucu dışarıya çıktığında F. E.'un kendisine saldırması üzerine aralarında kavga başladığını ve eşinin kardeşlerine haber vermek için evden ayrıldığını savunması karşısında olayın başlangıcının tespitiyle sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için F. E.'un eşinin tanık olarak dinlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 Sayılı T.C.K.nın 53/3. maddesine göre T.C.K.nın 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileriyle ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde alt soyu dışındakiler için de şartla tahliye tarihine karar uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık F. E. ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy