(5275 S. K. m. 99, 100, 105/A) (5271 S. K. m. 100, 309)
Dava: Kasten yaralama suçundan hükümlü O.D. hakkındaki Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/06/2009 tarihli ve 2009/132 esas, 2009/217 sayılı kararı ile verilen 5 yıl hapis cezasının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün, hakkında 11/04/2012 tarihli Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanması talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine ilişkin Ankara İnfaz Hakimliğinin 14/04/2012 tarihli ve 2012/907-1054 sayılı kararına müteakip, hükümlü hakkında Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/276 esas, 2008/317 sayılı kararı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının kesinleşmesi üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlüye ait her iki cezanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak toplandığı bu nedenle hükümlü hakkındaki denetimli serbestlik tedbirinin geri alınıp alınmayacağı hususunda karar verilmesi talebi üzerine, denetimli serbestlik tedbiri uygulamasının geri alınması talebinin kabulüne ve kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair aynı Hakimliğin 21/02/2013 tarihli 2013/374-427 sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2013 tarihli ve 2013/292 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 19.06.2013 tarih ve 2013/10259-39222 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.07.2013 tarih ve 2013/232251 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinde "Hükümlünün;
a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmemesi,
b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu
kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi,
c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi halinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine, infaz hakimi tarafından karar verilir. (7) Hükümlü hakkında;
1) İşlediği iddia olunan başka bir suçtan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinde sayılan nedenlerle tutuklama kararı verilmesi,
2) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanmasından önce işlediği iddia olunan ve cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturmaya devam edilmesi,
3) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla olan kasıtlı bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, infaz hakimi tarafından, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir. Hükümlü hakkında soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı veya kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi halinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında hükümlü hakkında denetimli serbestlik kararının geri alınması ile birlikte hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar Ve Sonuç: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2013 tarih ve 2013/292 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 31.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy