(5395 S. K. m. 17) (5237 S. K. m. 32, 86)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık müdafiin temyiz talebinin, sanık hakkında katılanlar A. İ. ve A. Y.'a yönelik kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle kurulan hükümlere yönelik olduğunun kabulüyle yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası gereğince, "Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür." düzenlemesi karşısında, suça sürüklenen çocuk A. hakkında açılan davanın, yaşı büyük sanık M. A. hakkında açılan kamu davasıyla birleştirilmesi üzerinde yargılamaya genel mahkemede devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, kararın verildiği son duruşma zaptına ve gerekçeli karar başlığına "Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla" yargılama yapıldığının yazılması,
2-Sanığın suç tarihi itibariyle ve halen 5237 Sayılı T.C.K.nın 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekirken; sanığın cezai ehliyeti olmadığına dair tek hekim tarafından düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.03.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy