MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : CMK'nin 223/4-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Mağdur vekilinin temyiz talebine binaen yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20/05/2014 tarihli E.2013/14-287- K.2014/273 sayılı kararında da belirtildiği üzere, mağdurun yasal temsilcisinin sanıktan şikayetinden vazgeçtiği, CMK'nin 234/2 maddesi uyarınca mağdura atanan zorunlu vekilin kararı temyiz ettiği, suç tarihinde 7 yaşında olan mağdurun yasal temsilcisi ile zorunlu vekilinin iradelerinin çelişmesi durumunda yasal temsilcinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği, bu nedenle mağdur vekilinin, temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebine binaen yapılan incelemede:
Sanık hakkında, “Sanığın mahkumiyeti için yeterli değil elde edilemediği, sanığın amacının yaralama olmadığı ve atılan cismin küçük bir erik çağlası olduğu, böylelikle işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı nedeni ile CMK.nın 223/4-d maddesi uyarınca sanık hakkında CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,” dair karar verilmiş ise de; sanığın yüklenen suç açısından kast veya taksirinin bulunmaması durumunda CMK'nin 223/2-c maddesi uyarınca beraat; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği gözetildiğinde, yazılı şekilde birden fazla gerekçe içerecek şekilde çelişkili hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy