(5271 S. K. m. 223) (5237 S. K. m. 129)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
... hakkında ...’e hakaret suçundan da kamu davası açıldığı halde mahkemece hüküm kurulmamış ise de; zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür. ... ve ... hakkında basit yaralamaya teşebbüs suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz merciince incelendiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) ... ve ... hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik ... vekilinin katılan sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanık ... müdafiinin yüzüne 28.04.2015 tarihinde tefhim edilen hükümlere karşı sanık müdafii sıfatıyla 28.04.2015 havale tarihli süre tutum dilekçesi verdiği ve bu dilekçesinde katılan sıfatıyla temyiz isteminde bulunmadığı anlaşıldığından, süresinden sonraki 08.07.2015 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde katılan sıfatıyla yapılan temyiz isteminin süresinden sonra yapıldığı ve incelenme olanağı bulunmadığından, temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) ... hakkında ...’e hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak, Hakaret suçunun karşılıklı olduğunun kabul edilerek TCK'nin 129/1 ve CMK'nin 223/4. maddeleri gereğince doğrudan “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında önce cezaya hükmedilip sonra “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının ceza uygulamasına ilişkin kısmının karardan çıkartılıp yerine “TCK'nin 129/1 ve CMK'nin 223/4. maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) ... hakkında ...’i yaralama ve ...’yı basit yaralamaya teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
a) Sanık ... hakkında ...’i yaralama ve ...’yı basit yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden; ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas ve 367 sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere ve oluşa göre; TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden (2/4) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanık hakkında ...’i işlev yitirilmesine neden olacak şekilde yaralamadan kurulan hükümde TCK’nin 86/1, 86/3-e maddelerinin uygulanmasının ardından TCK’nin 87/2-b maddesinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, önce TCK’nin 87/1-d ve ardından TCK’nin 87/2-b maddelerinin uygulanması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
4) ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılıktan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
a) Katılan sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; ...’i basit yaralamaya teşebbüs suçundan CMK’nin 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği de gözetilerek; 6136 sayılı yasaya aykırılık suçundan sanık lehine CMK’nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
b) Sanık hakkında TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluğu uygulanmamış ise de, kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.02.2020 gününde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)