MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ : ...
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetler
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamında suça sürüklenen çocuk hakkında 02.03.2011 tarihli uzmanınca düzenlenmiş Sosyal İnceleme Raporu bulunduğundan tebliğnamenin (3) numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek 5271 sayılı CMK'nin 34. ve 230. maddelerine aykırı karar verilmesi,
2) Müştekinin yaralanmasına ilişkin...Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzmanının 09.04.2014 tarihli raporunda kesin raporun üç ay sonra verileceğinin belirtilmesine karşın kesin rapor aldırılmadığı, raporun bu haliyle hükme esas alınacak ölçüde yeterli olmaması nedeniyle, müştekinin tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahele ile giderilip giderilemeyeceği hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) 5237 sayılı TCK'nin 50/1-f maddesi uyarınca hükmedilen kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek tedbirinin süresinin "ceza süresinden" fazla olamayacağı gözetilmeden, TCK'nin 86/1,86/3-e,31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen “10 ay hapis cezasının”, ceza süresini aşacak şekilde “1 yıl süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma” seçenek tedbirine; TCK’nin 106/1-2. cümle, 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen “16 gün hapis cezasının”, ceza süresini aşacak şekilde “1 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma” seçenek tedbirine çevrilmesi,
4)Tanık ...’in 16.12.2011 tarihli beyanında olaydan önce müştekinin suça sürüklenen çocuğa hakarette bulunduğunu söylediği, ilk haksız hareketi müştekinin yapmasına göre, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
5) Gerekçeli kararın başlığında müştekinin adı, soyadı ve açık kimlik bilgilerinin yazılmayarak 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı karar verilmesi,
6)Suça sürüklenen çocuk hakkında silahla kasten yaralamadan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesi yerine yalnıza 86/3. maddesi yazılmak suretiyle uygulama maddesinin eksik gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 07/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy