MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin incelenmesinde, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla, bu hüküm inceleme dışı tutulmuştur.
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçunu da işlediğinden bahisle cezalandırılması talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece yapılan yargılama sonucunda bu suç yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.12.2015 tarih ve 2015/1-640 Esas - 2015/496 sayılı kararında belirtildiği üzere; sanık hakkında iddianameyle dava açıldıktan sonra karar verilmesinin unutulması durumunda, ortada temyize konu olabilecek bir hüküm bulunmadığından, bu eksikliğin bozmaya konu edilmesi mümkün olmayıp, karara bağlanmayan iddiayla ilgili zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
O yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar ... ve ... yönünden hem lehe hem aleyhe, sanıklar ... ve ... yönünden ise sadece lehe temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılan ... hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen adli raporlara göre, sanığın eylemi nedeniyle katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ve hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, suçun işleniş şekli, kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gereği, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Olaya ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları anlaşılan tanıklar ... ve ...'ın kovuşturma aşamasında ayrıntılı şekilde dinlenilmedikleri anlaşılmakla, adı geçen tanıkların olayın çıkış sebebini ve gelişimini aydınlatacak şekilde dinlenilmeleri ile bu tanıklar ile diğer tanıkların beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde hangi tanığın beyanına neden üstünlük tanındığı da açıklanmak suretiyle olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışması ve sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile sadece katılanın küfür ettiğinden bahisle daha makul bir oranda indirim uygulanması gerekirken, daha vahim olaylarda uygulanma imkanı bulunan (3/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
c) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
2) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın, katılanın suçtan kaynaklanan zararını karşılamaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de silahla tehdit suçunda, katılanın giderilmesi gereken maddi bir zararının oluşmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suç tarihinden sonra 22.01.2009 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle suç tarihinde kayden sabıkasız olan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesindeki diğer şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'e karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği, sanığın hakaret sözlerini söyleyip söylemediğine dair tanık beyanları arasında çelişkilerin bulunduğu anlaşılmakla, kovuşturma aşamasında dinlenilen tanıkların ayrıntılı şekilde dinlenilmeleri ve beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde hangi tanığın beyanına neden üstünlük tanındığı da açıklanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması,
c) Katılanlardan kaynaklanan hangi söz ve davranışların sanık lehine haksız tahrik oluşturduğu Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde gerekçelendirilmeden, sanık hakkında yetersiz gerekçe ile TCK'nin 29. maddesi gereğince (2/3) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması,
d) Sanığın üzerine atılı hakaret suçunda, katılanların giderilmesi gereken maddi bir zararının oluşmadığı anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle sabıkasız olan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesindeki şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, "katılanların şikayetinin devam ettiğinden" bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
e) Kabul ve uygulamaya göre de; dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan sanık hakkında, hükmolunan 30 günün altındaki kısa süreli hapis cezasının, TCK'nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince, TCK'nin 50/1. maddesinde düzenlenen adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
4) Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, tartışma sonrası katılan sanık ...'in eline aldığı bıçakla aşağıya inip kendisini tehdit ettiğini ve üzerine saldırdığını, kendisini korumak için eline aldığı tahta sandalye ile katılan sanığı etkisiz hale getirmeye çalıştığını, yine ... ve diğer katılan sanıklar ... ve ...'in, eşi olan katılan ...'e saldırıp yaralamaya devam etmeleri nedeniyle, eşini ellerinden alabilmek için onları uzaklaştırmaya çalıştığını iddia etmesi, katılanların adli raporlarının içeriğine göre de katılan ...'de harici darp cebir izi olmayıp ağrı tariflediği, katılan ...'de sol kolda 5 mm.'lik iki adet sıyrık bulunduğu ve katılan ...'in de sağ ön kolunda erozyon bulunduğunun ve yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, olaya ilişkin doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları anlaşılan tanıklar ... ve ...'ın olayın çıkış sebebini ve gelişimini aydınlatacak şekilde dinlenilmeleri ile bu tanıklar ile diğer tanıkların beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde hangi tanığın beyanına neden üstünlük tanındığı da açıklanmak suretiyle olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışması ve sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri ile TCK'nin 25. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
b) Sanığın üzerine atılı basit yaralama suçunda, katılanların yaralanmalarının niteliği gereği giderilmesi gereken maddi bir zararlarının oluşmadığı anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle sabıkasız olan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesindeki şartlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, "katılanların şikayetinin devam ettiğinden" bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK'nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre, sanığın hükümden sonra, temyiz incelemesinden önce 20.01.2017 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, bu durumun mahkemesince araştırılarak 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi gereğince kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy