MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Müştekinin yaralanması ile ilgili... Esnaf Hastanesinin 12.10.2005 tarihli raporunda ''Sağ scopula inferiorunda 7. İntercostal aralıkta dışı 2 cm. thoraxa nafiz kesici alet yaralanması, frontal abrazyon, ekimoz TA:90/70 bilinç açık, koopere sağ thorox scapula inferiorunda dışı 2 cm. olan thoraxa nafiz kesici alet yaralanması, PAAC ve BBT == hemothorax mevcut olup operasyona alındı. BBT. Cranium - servical ==N. ''Hastanın hayati tehlikesi mevcuttur.'' Vücuda ağrı veren operasyon gerektiren yaralanması mevcuttur. Durumu bildirir geçici tıbbı kanaat raporudur.'' şeklinde,... Esnaf Hastanesinin 28.10.2005 tarihli genel cerrahi uzmanınca verilen raporunda ''Mustafa oğlu 1971 ...doğumlu ..., 12.10.2005 tarihinde saat 22:30 sularında kesici alet yaralanması sonucu acilen hastanemize getirildi. Hasta, hastanemize müracaat ettiğinde; sağ scapula altında paralel 4 cm.'lik kesi ile kesici alet yaralanması vardı. Hasta şokta idi. Acilen tetkikleri yapılan ve operasyona alınan hastanın sağ hemotoraxında; hemopnömothorax ve sağ sağ akciğer alt lob yaralanması vardı. Gerekli operasyon yapıldı. Bu hali ile hastanın yaralarının 15 (onbeş) günde iyileşeceğini ve 40 (kırk) gün iş ve gücüne engel olacağını belirten kesin hekim raporudur.'' şeklinde tespitlere yer verildiği, 21.12.2006 tarihli duruşma zaptında müştekinin yaralanması ile ilgili ... Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne yazılan yazıya ikmalen cevap verildiğinin tutanağa geçtiği, mahkumiyet hükmüne esas alınan bu raporun dosya içerisinde asıl veya onaylı örneğinin denetime olanak sağlayacak biçimde fiziken veya Uyap sisteminde bulunmadığı anlaşılmakla; anılan raporun temini ve varsa müştekinin yaralanması ile ilgili tereddütlerin giderilmesi; raporun temin edilememesi halinde de müştekinin tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kat'i raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu ...Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarih, 2015/560 Esas - 2016/240 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen "tehdit'' ve TCK'nin 125/1-2. maddesinde düzenlenen ''hakaret'' suçlarına ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan "tehdit" suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, tehdit suçu ile birlikte işlenen hakaret suçu yönünden de 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşulları ortadan kalktığından uzlaşmanın tüm suçlar açısından mümkün hale geldiği anlaşılmakla; TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca ilamların bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanığın aşamalardaki müştekinin kendisine tuğla ile vurup küfretmesi üzerine müştekiyi yaraladığına ilişkin istikrarlı ikrar içeren savunmalarını destekleyen yaralanma bulgularını ortaya koyan adli raporu, tanık Cengiz'in soruşturma aşamasındaki sanık ile müştekinin dövüştüğüne, yargılama aşamasındaki küfürleştiklerine ancak önce kimin küfür ettiğini bilmediğine ilişkin beyanları karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halde sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,
4) Sanık hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2007 tarih, 2005/682 Esas -2007/173 Karar sayılı ilamı ile verilen erteli 1 yıl 3 ay hapis cezasının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, 14.10.2009 tarihinde Dairemizce bozulduğu, sanık hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2011 tarih, 2009/863 Esas-2011/43 Karar sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken sanık hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmiş ise de, bozmadan sonra kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken kazanılmış hakkın ceza miktarı ile birlikte ertelemeyi de kapsayacağı gözetilmeden, CGK'nin 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas ve 2016/42 Karar sayılı kararı uyarınca sanık hakkında sonuç olarak tayin olunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Bozma ilamı sonrası esas mahkemesinde hazır edilen sanığın 08.02.2011 tarihli oturumda savunması alınmadan önce, usulüne uygun şekilde kimlik tespiti yapılmadan ve 5271 sayılı CMK'nin 147. maddesindeki hakları hatırlatılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
6) Tahkikat evrakları, ifade tutanakları ve adli rapor içeriklerine göre suç tarihinin 12.10.2005 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 22.10.2005 olarak gösterilmesi,
7) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy