Kasten basit yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 kez 3.000,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/235 Esas, 2015/413 Karar sayılı kararının 29.04.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 18.11.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 kez 3.000,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/212 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 22.10.2020 tarihli ve 2019/22164 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının onaylı sureti Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2020 tarihli ve 2020/96464 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanık müdafii tarafından diğer suç yönünden kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesine gönderilmiş olması sebebiyle onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında mağdurlar ..., ...ve...'a karşı basit yaralamaya teşebbüs suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılması, mağdurların herhangi bir yaralamaya maruz kalmadıklarını beyan etmeleri ve mağdurlar hakkında düzenlenmiş adli raporların da bulunmaması karşısında, atılı suçların teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeyerek tayin olunan cezalardan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 35. maddesi gereğince indirim yapılmadan yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, mağdurları yaralamak için üzerlerine yürüdüğü fakat yaralamadığından sanığın kasten yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği halde 5237 sayılı TCK'nin 35. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; kasten basit yaralama suçundan Sivas 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/212 Esas, 2019/799 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanığın mağdurlar ...,... ve ...'u kasten basit yaralama teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi gereğince 3 defa 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 86/3-a maddesi gereğince cezasında (1/2) oranında artırım yapılarak 3 defa 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nin 35/2. maddesi gereğince cezasında (3/4) oranında indirim yapılarak 3 defa 45 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 62/1.maddesi gereğince cezasından (1/6) oranında indirim yapılarak 3 defa 37 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK’nin 52/2. maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek 3 defa 740,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy