MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince önceki hükmün aynen açıklanması zorunluluğu bulunduğundan, tebliğnamenin 2 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1)Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmasında katılanı darp etmediğine dair beyanı, olayın aynı zamanda tanığı konumunda bulunan katılan sanıklar ... ve ...'ın soruşturma aşamasında sanığın kimseye vurmadığına dair beyanları, temyiz dışı katılan sanık...'un aşamalardaki istikrarlı savunmasında babasını kurtarmak için katılana yumruk vurduğuna dair beyanı, sanığın katılana vurduğuna dair katılanın beyanından başka da bir beyanın bulunmaması karşısında, sanığın katılanı yaraladığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
2)Sanık hakkında hüküm kurulurken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3 maddesinde, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. Maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Gerekçeli karar başlığında katılan ...'nın isim ve kimlik bilgilerine yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
4)Gerekçeli karar başlığında sanık ...'in sıfatının müşteki sanık olarak gösterilmesi,
5)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy