(1412 S. K. m. 317) (5320 S. K. Geç. m. 2) (5237 S. K. m. 53, 58, 86, 87) (5015 S. K. Ek. m. 5) (5607 S. K. m. 2, Geç. m. 12)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
...’ın temyiz dilekçesini katılan sıfatıyla sunmuş olması karşısında temyiz iradesinin sanık sıfatıyla kendi lehine, katılan sıfatıyla karşı sanıklar aleyhine olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
1) Sanık ... hakkında ... ve ...’a karşı “Kasten Yaralama” suçlarından verilen “Beraat” kararlarına yönelik sanık ...’in temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın temyiz talebinin hükmün gerekçesine yönelik olmadığı gibi, hükmü temyiz etmede hukuki yararının da bulunmadığı anlaşıldığından, 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince sanık ...’in temyiz talebinin istem gibi REDDİNE,
2) Katılan sanık ... hakkında ...’a karşı, ... hakkında ... ve ...’ya karşı, ... hakkında ...’ye karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarları itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşıldığından sanıkların temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanık ... hakkında katılan sanık ...’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan verilen “Beraat” kararına yönelik katılan sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
4) Sanık ... hakkında ...’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın eylemi neticesinde katılan sanık ...’ta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan 02.05.2014 tarihli raporda, “Frontal bölgede 8 cm. uzunluğunda düzensiz cilt, cilt altı kesisi, her iki göz altında periorbital ekimoz, Beyin BT’de sağ ... bölgede multiple fraktürler saptandı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez.” şeklindeki açıklamalar karşısında mezkur raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözetilerek; katılanın, tüm tedavi evrakları, fim ve grafileri ile adli raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre, yüz bölgesi dahilinde oluşan yaralanmalarının yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı ve vücudunda tespit olunan kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etki derecesi de belirlenmek suretiyle kesin rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, tekerrüre esas teşkil eden ilama konu suçun, 5015 sayılı Kanun’un Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun’un Ek 5/1. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un 3/11 ve 3/12. maddeleri kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/11 ve 3/12. maddeleri ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun'un 5'inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanun'la yapılan düzenlemeden faydalanabilir.” şeklindeki düzenleme de nazara alınarak, sanık hakkında tekerrüre esas alınması mümkün olan ilamda uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/10/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)