(5237 S. K. m. 86, 87, 125, 151) (5271 S. K. m. 232, 253)
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Gerekçeli karar başlığında mağdur ...’ün isim ve kimlik bilgilerine yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
2) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2014 tarihli ve 2013/603 Esas - 2014/263 Karar sayılı ilamı ile TCK'nin 125/1. maddesinde yer alan hakaret, TCK'nin 86/2. maddesinde yer alan kasten yaralama ve TCK'nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu, TCK’nin 86/2. ve 125/1. maddelerindeki suçların suç tarihinde uzlaşmaya tabi olmayan TCK'nin 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olmadıkları; TCK'nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı ve mala verme suçu ile birlikte işlenen kasten yaralama ve hakaret suçları yönünden de 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşulları ortadan kalktığından uzlaşmanın mümkün hale geldiği ve UYAP sisteminden yapılan sonucunda ihbara konu hükümlerde uzlaştırma işlemi uygulanarak Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2016 tarihli ve 2013/603 Esas - 2014/263 Karar sayılı ek karar ile uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle kamu davalarının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla, sanığın güncel adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başkaca kasıtlı suçlardan mahkumiyet ilamlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3) Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmesi nedeniyle cezasında artırım yapılırken TCK'nin 86/3-e maddesi yerine 87/3-e maddesinin yazılması,
4) Sanık hakkında, mahkemenin 15.11.2006 tarihli ve 2006/73 Esas – 2006/143 Karar sayılı ilk kararı ile 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelendiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2009 tarihli ve 2009/5599 Esas - 2009/12637 Karar sayılı ilamı ile 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas - 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince suça sürüklenen çocuğun 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle bozma öncesi hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.06.2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)