MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında, Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesinin 02.04.2013 tarih ve 2012/750 Esas, 2013/183 Karar sayılı ilamı ile hükümlülüğüne, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de; temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK'nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih, 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması gerektiği ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Şikayetçi hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 05.09.2012 tarih, 2012/14720 sayılı raporda ''...Nazal piramitte solda deplase nazal fraktür olduğu, nazal aks sağa deviye fraktür redükte edildiği...'' bildirildiği ve düzenlenen raporda burunda meydana gelen sağa deviasyonun yüzde sabit ize neden olup olmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; mahkemece, şikayetçinin tüm tedavi belgeleri ve raporları varsa grafileri ile birlikte bizzat en yakın adli tıp kurumu şube müdürlüğüne gönderilerek yaralanmasının yüzde sabit iz veya sürekli değişiklik niteliğinde bulunup bulunmadığına ilişkin denetime elverişli rapor alınarak neticesine göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Gerekçeli karar başlığında şikayetçinin adı ve soyadının yazılmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-b. maddesine aykırı davranılması,
4) Kabule ve uygulamaya göre; suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/3, 31/2, 62. maddeleri gereğince verilen ''3.500 TL'' adli para cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararın 29.08.2013 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu ve suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 18.09.2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle bu tarih itibariyle zamanaşımının tekrar işlemeye devam ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle zamanaşımının ''1 yıl 19 gün'' süre ile durduğu ancak suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 11.08.2012 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen ''altı yıllık'' olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış haklarının dikkate alınmasına 16.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy