(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (5271 S. K. m. 226, 231) (5237 S. K. m. 62, 87) (YCGK 03.02.2009 T. 2009/4-13 E. 2009/12 K.)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ...'in hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından ve itiraz mercii tarafından 12.05.2016 tarihinde incelenerek sanık müdafinin ve katılan ... vekilinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazlarının red edildiği anlaşılmakla, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar S. ve ...'in hakkında konut dokunulmazlığı ihlal etme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik sanıklar müdafinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıkların işlemiş olduğu ve aynı mahkemece yargılaması yapılan ve bir tek müdafi ile temsil edildiği birden fazla katılanlar A. ve ...'e karşı yaralama suçlarından ve konut dokunulmazlığını bozma suçundan açılan davada, sanıkların konut dokunulmazlığı suçlarından beraat etmeleri, sanık ...'in katılan ...'i yaralama ve sanık ...'in katılan ...'e yönelik kasten yaralama eylemini nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi karşısında, sanıkların beraat ettiği suçlar bakımından vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla tebliğnamenin düzelterek onama talepli görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıklar müdafisinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/04/2017 tarihli ve E.2015/1167 - K.2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanık ... hakkında hüküm kurulurken, TCK'nin 62. Maddesinin "Benzer sabıkası bulunan sanığın olay sonrası kaçışı fiilden sonraki tutum ve davranışları, sabıkalı geçmişi göz önüne alındığında bir atıfet maddesi niteliğinde bulunmayan TCK 62. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir durum gözetilmediğinden" bu sebepler gösterilerek uygulanmayacağı gerekçelendirildikten sonra, "Sanığın duruşmadaki iyi hali lehine indirim sebebi kabul edilmekle" denilerek TCK'nin 62. maddesi hükmünce sanığa verilecek cezada (1/6) oranında indirim yapılarak hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)