MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluş, iddia ve dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ...’ın, aynı gün içerisinde, saat 20:30 civarında ... Caddesinde karşılaştıkları ... ve ...’i yaraladıkları, tarafların ayrıldıkları ve fakat saat 22:30 civarında bu kez de ... Caddesinde karşılaştıkları ve faili meçhul kişilerler birlikte adı geçenleri tekrar yaraladıkları anlaşılmakla, sanıkların farklı zaman dilimlerinde gerçekleştirdikleri iki ayrı “Kasten Yaralama” suçunun bulunduğu, bu hususun iddianamenin anlatım kısmında izah edildiği gözetilerek, sanıklara ayrıca saat 20:30 civarında gerçekleştirdikleri eylemler nedeniyle uygulanabilecek Kanun maddeleri gereği ek savunma hakkı tanınarak, iki ayrı kasten yaralama suçlarından iki ayrı hükümler kurulması gerektiği gözetilmemiş ise de, bu hususta zamanaşımı süresince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1) Sanıklar ... ve ... haklarında ... ve ...’e karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluş, iddia ve kabule göre sanıkların, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek iştirak halinde ... ve ...'i ele geçirilemeyen sopalarla yoğun bir şekilde darp ettiklerinin kabulü karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddelerine göre belirlenen temel cezalarda, aynı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (½) oranında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayinleri,
b) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre, saat 22:30 sıralarında ... ve ...'in ... İlçesi ... Caddesi üzerinde bulunan ... isimli çay bahçesinden minibüsüne dönmekte olan ...'ı görmeleri üzerine, ...'in adli emanette kayıtlı 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olmayan satırı sallayarak ...'ı kovalamaya başladığı, ...'in de ...'in peşi sıra ...'ı kovaladığı ve ...’in de her iki sanığa karşı “Tehdit” suçundan mahkumiyetine karar verildiği olayda, sanıklar lehine TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ikesi” gözetilerek, makul bir oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanıklar ... ve ...’ın, ... ve ...’e yönelik eylemlerini aynı kasıt altında işledikleri, kaldı ki ... hakkında her iki sanığa karşı “Tehdit” suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, her iki sanık hakkında ...’e yönelik eylemleri nedeniyle TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel ceza alt sınırdan tayin edilirken; ...’e yönelik eylemleri nedeniyle temel cezanın tayininde “kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralama suçunu işledikleri”nden bahisle, belirlenen ceza miktarında artırım öngörülen nitelikli halin gerekçe gösterilmesi suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayini,
d) Sanık ... hakkında ...’e yönelik ve sanık ... hakkında ... ve ...’e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerde, sanıklar hakkında TCK’nin 62. maddesi gereği takdiri indirim sebebi uygulanırken, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2) Sanık ... hakkında ... ve ...’e karşı “Tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümlesi kapsamında kalan “Tehdit” suçundan kamu davası açıldığı, bahse konu suçun hükümden sonra, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 62. maddesi gereği takdiri indirim sebebi uygulanırken, uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33.
maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy