MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin, sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu, hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün ise temyiz edilmediği anlaşılmakla, bu kapsamda yapılan incelemede;
1) Sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin, yüzüne karşı 06.05.2016 tarihinde tefhim olunan kararı, 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 30.06.2016 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, sanık müdafiinin süreden sonraki temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında katılana yönelik basit kasten yaralama suçundan hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesinlik sınırı içinde kalmakta ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.09.2009 tarih ve 2009/5-173 Esas, 2009/209 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, doğru uygulama yapılmış olması halinde, adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK'nin 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan adli para cezası yerine hapis cezası tercih edileceği ve bu hükmün temyize tabi olacağı dikkate alınarak, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenebilir olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
a) Sanık hakkında katılana yönelik 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 106/1-1. cümle, 125/1-4. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı, suç tarihi itibarıyla TCK'nin 86/2. maddesinde düzenlenen "basit kasten yaralama" suçu ve TCK'nin 125/1-4. maddelerinde düzenlenen "hakaret" suçu uzlaştırma kapsamında bulunsa da, uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK'nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen "tehdit" suçu ile birlikte işlenmiş olmaları nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamadığı, ancak sanık hakkında "tehdit" ve "hakaret" suçlarından beraat kararı verilmesi nedeniyle, katılana yönelik kasten basit yaralama suçu yönünden uzlaşmanın mümkün hale geldiği anlaşılmakla; katılan ile sanık arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
b) Uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olan Antalya 4. İcra Mahkemesinin 25.01.2012 tarih ve 2011/1064 Esas, 2012/165 Karar sayılı ilamının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 337/a maddesi kapsamında "ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçuna ilişkin olduğu, bu suçun 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 354. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tabi olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “...etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar...” kısmının madde metninden çıkartılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tabi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı ve böylece sanığın tekerrüre esas ilamında yer alan "ticareti usulüne aykırı terk etmek" suçunun uzlaştırma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın tekerrüre esas ilamına ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve TCK'nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy