(6570 S. K. m. 1, 2)
Dava: Dava dilekçesinde, davalıya kiralanan dükkanın kira parasının 01.08.1980 gününden başlayarak, aylık 2000 lira olarak tespiti, istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kiranın, 1710,5 lira olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: İş yerlerine ait kira paralarının, ilk kira sözleşmesinde taraflarca belli edilmesiyle, ara dönemlerde artırılmasını, kesinlikle birbirinden ayırmak lazımdır.
İş yerlerine ait, ilk kira parası tespit edilirken, benzeri konut olarak kullanılan yerlerden, farklı bir kira parası, tespit edilmektedir. Bu yön 6570 sayılı Kiralar Kanununda da kabul edilmiş ve işyeri, konut ayrımı yapılarak iş yerlerine farklı kira tespiti benimsenmiştir.
İlk kira sözleşmesi yapılırken, taraflar, iş yerlerinin bütün niteliklerini dikkate alarak, sözleşmede rayice uygun, bir kira parası tespit etmektedirler. Bu kira parasının belli oranda artırılması ile, yeni dönem kira parasına da, aynı özellikler, günün koşullarına göre yansır. Bu nedenle aynı nitelikler, her yeni kira döneminde, kira parasının artırılmasında, ayrıca etken olarak kabul edilemez.
İş yerlerinin konutlardan daha yüksek kira parası ile kiralanması, daha başlangıçta taraflarca kabul edilegeldiğinden ve uygulanan yöntemle bu farklılık günün koşullarına göre artırılarak sürdürüldüğünden, bunun dışında, iş yerlerine bu ayrıcalık tanımağa neden bulunmamaktadır.
Örneğin, iş yerleri ve mesken kiralarında farklılık meydana getiren nitelikler, a, b, c ise, bunların kira, sözleşmesi yaparken değerlendirmesi yapılıp, o yerin mesken olarak kullanılması halindeki kira parasından, daha yüksek bir kira parası tespit edilip, kira sözleşmesinde taraflarca kabul edilmektedir.
9000 liraya kiralanan iş yerini, meskenden ayıran bu niteliklerin, kira parasına etkisi, 3000 lira olsa, bir yıl sonra kira parası en az % 30 oranında artacaksa, a, b, c nitelikleri nedeniyle bir yıl önceki 3000 liralık işyeri farkı, 3900 lira, ikinci yıl 5170 lira ve üçüncü yıl için yine aynı artışla 6591 liraya yükselecek ve kira ilişkisinin kurulduğu ilk kira yılındaki 3000 liralık fark, üçüncü yıl 6591 lira 6000 lira olan mesken olarak verilme halindeki kira parası da üçüncü yıl 13182 liraya yükseleceğinden, ilk kira sözleşmesindeki değerlendirme oranı, günün koşullarına göre artırmalar yapılarak, sürdürülmüş olacaktır.
İş yerlerinin, kira paralarının artırılması için, daha yüksek bir oran kabul edilmesi halinde ise, iş yeri sahipleri için haklı bir neden olmadan, daha fazla bir kira parası tespit edilmiş olacaktır. Uygulanacak yüksek oran, o yerin mesken olarak kiraya verilmesi halinde getireceği, ilk yıl kira parası bölümü olan 6000 liranın dayanaksız daha çok artırılmasına neden olacaktır. Örneğin ilk yıllar için toptan eşya fiyat indeksindeki artışın kiraya yansıyan bölümü yarı olarak kabul edilmesi halinde, bu oran % 50 olsa, yukarıdaki örnek için yapılan ve aynı hesapla üç kira yılı sonunda yalnızca kira parasının 6000 liralık bölümü de, % 50 artarak (20250) liraya yükselecek 6000 lira ya isabet eden dayanaksız artış farkı da (7068) lira olacaktır. işte bu fark mesken kiraları ile nedensiz bir ayrılık yaratacak ve eşitlik ilkesini bozacaktır.
Bu nedende, işyeri farkını simgeleyen a, b, c nitelikleri karşılığı 3000 liranın, her yıl belli oranlarda artışı ile meydana gelen farklılığın, esasen mesken kiralarından ayrı ve meskenlere göre yüksek bir kira parası oluşturması, yeterli görüldüğünden, iş yerleri içinde ayrı ve yüksek bir oran uygulamağa, gerek görülmemektedir.
Bugünkü koşullar içinde, her işyeri için, daha yüksek kira ödenmesinin, haklı olacağından da söz edilemez. İşyeri kirası ödeyenlerin büyük bir kesimi de, bu günkü ekonomik ortamda, gelirlerini günün koşullarına uyduramamaktadır. Bunlar gözönünde bulundurulmadan kabul edilecek ilkeler, bu kesimi, tahammül edilemez bir yaşam ortamına iter. Bunların ayrıca her yıl artırılan mesken kirası ödemek zorunda oldukları da gözden uzak tutulamaz. Kira paralarının, ödenmez bir hale gelmesi nedeniyle, iş yerlerinin kapatılması, daha büyük sosyal problemler meydana getirir.
Bugünkü ekonomik ortamda, gelirlerini olağanüstü artıran bir kiracı kesimi konut kiraları için de, söz konusu olduğundan, bazı iş yerleri kiracılarının, büyük gelirler sağlaması da, işyerleri için, daha yüksek, kira parası tespiti için, ayrı ilkeler uygulanmasına neden teşkil etmez. Kiracının o işyerinden sağladığı gelire dayalı olarak kira parası tespiti ilkesi, bir kısım kiralayanlar yönünden, düşük kira paralarının tespitine neden olur ki, bu da eşitlik ilkesini bozar.
İçinde bulunduğumuz ortamda, iş yerleri de, konutlar gibi yeteri kadar bulunmamaktadır. İş yerleri ile meskenlerde, kira paralarının artırılmasını zorunlu kılan etkenler de, hemen hemen aynıdır. Objektif olma, eşit uygulama sağlama ve kendiliğinden işlerlik kazandırma ilkeleri, konut kiraları için olduğu gibi, işyeri kiralarında da söz konusudur.
Bu nedenlerle ve toptan eşya fiyat endeksine bağlı olarak belli oranlarda her yıl kiraları katlamalı olarak artırılması, bir süre sonra, yüksek kira parası oluşturacağı da dikkate alındığında yasa gereği yenilenen kira dönemleri için, işyerleri kiralarının tespitlerinde, konut, kiralarına uygulanandan farklı ve daha yüksek bir artırma oranının kabulüne neden görülmemektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
Sonuç: Yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 13.04.1981 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy