(1136 S. K. m. 174)
Dava: Davacı İbrahim ile davalı Turizm AŞ. aralarındaki avukatlık ücreti davasına dair, İstanbul Birinci Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.12.1984 günlü ve 1980/309-1984/657 sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 9.9.1985 günlü ve 2526-5367 sayılı ilama karşı davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Karar: Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacının, Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1977/68 esas sayılı dosyasına vermiş olduğu 8.5.1978 tarihli dilekçesinin, icapsız ve müvekkili davalının menfaatine zarar verebilecek sonuçların doğmasına neden olabilecek bulunması nedeniyle güven sarsıcı bir davranış olarak nitelendirilip azlin haklı bir nedene dayandığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ve bu yöne ilişkin itirazlar varit görülmemiş ise de davacının azline neden olan dilekçenin mahkemece değerlendirilmediği ve davalının aleyhine bir sonuç doğurmadığı gözönünde bulundurularak davacının azil tarihine kadar takip ettiği diğer dava ve işlerin her birinde sebkeden emeği dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir ücretin saptanması yasaya uygun olacaktır. Çünkü, Avukatlık Kanununun 174. maddesinin 2. fıkrasında haksız azledilen avukatın ücretin tamamına hak kazanacağı belirtilmiş ise de haklı olarak azledildiği halde kötüniyetli olmayan ve azle neden olan davranışı iş sahibine hiç bir zarar vermeyen avukat konusunda yasada bir hüküm bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 23.05.1987 gün ve 1987/3-188-657 sayılı kararı ile benimsenmiştir.)
Böyle bir durumda hiç bir zarara uğramayan müvekkil, avukatının azil anına kadar sarfettiği mesaisinden ve bilgisinden karşılıksız olarak yararlanmış olacaktır. Ortada müvekkili zarara sokmaya matuf bir kötü niyetli davranış da bulunmadığına göre müvekkilin yararlanmış olduğu avukatın mesaisine karşılık adil bir karşılık ödemesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu karşılığın ne miktarda olacağı ilgili dosyaların incelenerek her birinde sözü edilen mesai ve yapılan işlemin önemi ile işin hangi aşamada bırakıldığı dikkate alınarak hesaplanmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla, mahkeme hükmünün belirtilen nedenlerle bozulması gerektiği halde onandığı anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü ile onamaya ilişkin daire kararın kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 500 lira temyiz harcının düzeltme isteyene iadesine, 17.03.1986 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy