(743 S. K. m. 718, 719, 744, 934)
Dava: Dava dilekçesinde, 2.000.000 lira ecrimisil'in faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Ecrimisile konu edilen tarlada taraflar paydaştırlar. Paydaşlar, kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
Sözkonusu tarlayı, davalı paydaşın ekip biçtiği çekişmesiz olup davacı paydaşça davalıya çekilen 14.6.1989 tebliğ tarihli ihtarname dışında; keşifte dinlenilen tanık anlatımları, intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçeklemediği hususunda yetersiz bulunmaktadır.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, yemin dahil her türlü delille ispatlanabilirki; intifadan men konusu, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır ve ancak intifadan men koşulunun gerçekleştiği tarihten sonrası için ecrimisile hükmedilebilir. Bu bakımdan, intifadan men konusunda taraflardan ne gibi delilleri olduğunun açıkça sorularak gösterildiği takdirde onların da toplanıp birlikte değerlendirilmesi icapeder.
O halde; davada 1988-1989 yıllarına ilişkin ecrimisil istendiği cihetle, intifadan men koşulunun 1988 yılını da kapsayacak biçimde gerçekleşmiş olup olmadığının saptanarak ona göre sonuca gidilmesi, anılan ihtarnameden başka delil bulunmadığı takdirde ise ihtarnameye uyulmadığından tanınan 30 günlük süre dikkate alınamayacağından ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren intifadan men koşulu gerçekleşmiş olacağından o tarih ile 28.8.1989 olan dava tarihi arasında geçen süre içinde ğer söz konusu tarladan ikinci bir ürün alınabiliyorsa o ürün üzerinde davacının payına düşen oranda belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi, değilse davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönlerden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.06.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy