(743 S. K. m. 618, 679)
Dava: Dava dilekçesinde suya vaki elatmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm, müdahil davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece, bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri tam ve uygun olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında, mer'adan çıkan dava konusu suyun öncelikle debisinin ölçülerek buna göre; mer'anın su ihtiyacı ve orada otlayan hayvanların içmesi için gerekli su miktarlarının kesin olarak saptanması ve ondan sonra bu ihtiyaçlardan artan bir su bulunduğu takdirde (özellikle kış aylarındaki yararlanma durumu da gözetilmek suretiyle) bundan davalı Metin'in yararlanabileceği yolunda hüküm kurulmasının önerilmesine karşın, bu konulardan yeterli inceleme yaptırılmasızın konunun uzmanı da olmayan jeoloji mühendisinden alınan (ve daha çok sözkonusu suyun dağıtımını düzenleyen) bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilmiştir.
Oysa ki, bu durumda; bitki-su ilişkisi ve hayvan sulanmasıyla ilgili su ihtiyacı konularında uzman sayılan ziraat mühendislerinden seçilecek bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla, suların en az olduğu bir dönemde keşif yapılarak öncelikle dava konusu suların debilesinin ölçülüp bunların çıktığı mer'anın doğal olarak su alması ve orada otlayan hayvanların (sayıları itibariyle) içmesi için lüzumlu su mitarlarının kesin biçimde saptanması ve ondan sonra, bu ihtiyaçlardan artan bir su bulunduğu takdirde bundan (özellikle kış aylarındaki yararlanma durumu da gözetilerek yaz ve kış dönemleri için ayrı ayrı olmak üzere) davalı Metin'in yararlanmasına olanak sağlanması ve buna göre adı geçen davalının bu miktarı yada süreyi aşan el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekir.
O halde; belirtilen şekilde işlem ve incelemeler yapılarak ortaya çıkacak sonuçlara uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yönlerden eksik inceleme ile (ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak) hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.01.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy