(818 S. K. m. 404)
Dava: Dava dilekçesinde 800.000 lira komisyon alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında yapıldığı iddia olunan davada; (apartman dairesi alım satımına iişkin) gayrimenkul tellallığı (simsarlığı) sözleşmesine dayanılarak, rızaen ödenmeyen tellallık ücretini hükmen tahsili istenmiştir.
Davalı taraf ise, davanın yersiz ve dayanaksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının sözkonusu daire alım satımının gerçekleşmesinde aracılık işlevini yaptığının belirlendiğinden bahisle, Borçlar Kanununun 404. maddesine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Anılan Yasa maddesinin 3. fıkrasında, gayrimenkul tellallığına ilişkin aktin yazılı şekilde yapılmadıkça muteber olmayacağı belirtilmiştir.
Davacı tellal ile davalı alıcı (ve hatta dava dışı satıcı) arasında varlığı iddia edilen sözkonusu gayrimenkul tellallığı hakkında yapılmış yazılı sözleşme bulunmamaktadır.
O halde; taraflar arasında sözlü olarak yapılmış bu tellallık sözleşmesinin varlığı (ve davacının sözkonusu aracılık işlevini yerine getirip alım satımının gerçekleşmesini sağlamış olduğu) başka delillerle ispatlanmış olsa bile, anılan yasa maddesinin emredici hükmünde öngörüldüğü gibi yazılı şekilde şartına uyulmaması nedeniyle bunun geçersiz olacağı ve dolayısıyla geçersiz akte istinaden telllallık ücreti istenemeyeceği gözetilerek, dayanaksız olan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu cihetin düşünülmeksizin belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin ödediği temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.01.1992 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy