(6762 S. K. m. 23/2)
Dava: Dava dilekçesinde 1.500.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş;
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davalı satış sözleşmesini inkar etmesine rağmen satışa konu edilen emtiayı üvey kardeşi Ali Sait'in kendi adına (ismini kullanarak) aldığını beyan etmiştir. Dosya arasındaki 21.7.1989 tarihli sevk irsaliyesi altında kime ait olduğu belirlenemeyen bir imza bulunduğu gibi tanıkların bir kısmı davalının aldığını haber vermişlerdir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş 21.7.1979 tarihli irsaliye altındaki imzanın kime ait olduğunu davacıya açıklattırmak, davalıya ait olduğunu bildirdiği taktirde imza istiktapı yapılması cihetine gidilmek, davalının işçisine veya yardımcısına ait olduğu anlaşıldığı takdirde ilgilinin duruşmaya çağrılarak bilgisinin alınması davalının kardeşi Ali Sait'in çağrılıp savunmada geçen iddialar hakkında sorgulanması, faturaların davalıya tebliğ edilmesi halinde olayda Ticaret Kanununun 23/2 fıkrasının uygulama olanağının bulunup bulunmadığı hususlarının soruşturulması ve doğacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Eksik tahkikatla hüküm kurulamaz.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin ödenen temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.03.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy