(1086 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 41)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 1.447.000 lira tazminatın tesbit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken, müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Kararı:
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı taşınmazında bulunan 11 adet ağaca verilen zararın tazminini istemektedir.
Belediyeler ve onun gibi kamu kurumları verdikleri kararlar sonunda ve plan ve projelere uygun olmak üzere tesisler yaptırmış olmaları veya bu tesisleri kullanmaları veya bu tesislere bakmaları nedeniyle kişilerin uğramış oldukları zararların tazminine ilişkin davalar idari davalar olup bu davalarda idari kaza görevli bulunmaktadır.
Mahkemece davalı Belediyenin Su Şebekesi için yapmış olduğu plan ilgili yerden celbedilip mahalline uygulanmamış ve doğan zarar ve ziyanın sözü edilen plan ve projenin uygulanması ile ilgili olup olmadığı araştırılmamıştır. Davalıların davaya ait ağaçları plan ve proje haricinde, vermiş oldukları zarar Borçlar Kanununun 41. maddesi ve devamında öngörülen haksız fiil mahiyetinde olduğu anlaşıldığı takdirde taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri toplanarak doğacak uygun sonuç dairesinde karar verilerek gerekirken, idarenin her eyleminin mutlaka idari bir tasarruf sonucu olduğu ve bundan doğacak uyuşmazlıklara idare mahkemelerince bakılacağı farz ve kabul edilerek ve de eksik tahkikatla hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Zarar idareye atıf ve isnat edilebilecek bir nitelikte olmakla birlikte işlem ve eylemin bozularak idari karakterini kaybettiği hallerde zorunluluk özel hukuk kurallarına göre ve adli yargı yerinde belirlenecektir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hüküm H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına ve peşin ödenen temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy